
Tarih kitaplarında genellikle zaferlerini ve devrimlerini okuduğumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı, aslında “imkansızı başarma” sanatının en büyük örneğidir. Onun yaşamı, sadece askeri ve siyasi bir deha değil, aynı zamanda çelikten bir irade, sarsılmaz bir vatan sevgisi ve bitmek bilmeyen bir mücadele öyküsüdür.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunun, o büyük zafere giden yolda karşılaştığı zorlukların neler olduğunu gördükçe ve okudukça hayranlığımız binlerce kat artıyor. Bir insanın inandığı dava uğruna nelerden vazgeçebileceğinin ve asla pes etmemenin ne anlama geldiğinin kanıtıdır Atatürk.
İşte bir kahramanın gerçek yaşamında neler olmuş okuyalım:
Henüz 24 yaşında genç bir kurmay yüzbaşıyken, vatanın kurtuluşu için kurduğu gizli cemiyet nedeniyle tutuklandı ve haftalarca hapiste kaldı.
Serbest kaldıktan sonra, “staj” adı altında Şam’a, fiilen sürgüne gönderildi.
31 yaşındayken, doğup büyüdüğü şehir olan Selanik’in düşman eline geçtiği haberini aldı. Vatan toprağı kaybetmenin acısını derinden yaşadı.
37 yaşında, böbrek rahatsızlığı nedeniyle Viyana’da aylarca tedavi gördü. Hastalıkla boğuşurken bile aklı vatanındaydı.
Aynı yıl, komutanı olduğu ordu terhis edildi, rütbeleri elinden alındı ve görevden uzaklaştırıldı.
Milli Mücadele’yi başlatmak için Anadolu’ya geçtiğinde, askerlikten istifa etti. O gün, sivil bir kıyafeti dahi yoktu ve arkadaşından ödünç aldığı bir elbiseyi giydi. Cebindeki para ise bir mücadeleyi başlatmak için yok denecek kadar azdı.
Hakkında tutuklama kararı çıkarıldı, padişah tarafından rütbeleri söküldü ve gıyabında idam cezasına çarptırıldı. “Vatan haini” ilan edildi.
En yakın dava arkadaşlarından bazılarıyla yolları ayrıldı, fikir ayrılıkları yaşadı ama hedefinden asla şaşmadı.
Ve tüm bu zorlukların, engellerin, hastalıkların ve ihanetlerin ardından…
42 yaşında, küllerinden doğan bir milletin, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı oldu.
Onun adı: Gazi Mustafa Kemal Atatürk.
Bu hikaye, bize en karanlık anlarda bile umudun ve çalışmanın gücünü hatırlatıyor. Müzikte, sanatta veya hayatın herhangi bir alanında karşımıza çıkan zorluklar ne kadar büyük olursa olsun, Atatürk’ün azmi bize her zaman yol gösterecektir.


