Enflasyon Farkı Neden Aylık Olarak Ödenmelidir?
Günümüz ekonomik koşullarında fiyatlar aylık, hatta haftalık olarak güncellenirken, kamu çalışanlarının maaşlarının uzun vadeli dönemlerle (6 ayda bir) güncellenmesi ciddi bir satın alma gücü kaybına yol açmaktadır. İşte enflasyon farkının aylık yansıtılması gerektiğini savunan temel gerekçeler:
1. Satın Alma Gücünün “Anlık” Korunması
Enflasyon, paranın değerini her gün aşındıran bir süreçtir. Ocak ayında alınan bir zam, Şubat ayındaki fiyat artışıyla etkisini kaybetmeye başlar. Farkın 6 ay sonra verilmesi, öğretmenin 5 ay boyunca yüksek fiyatlardan alışveriş yapıp, hakkı olan farkı ancak dönem sonunda “gecikmeli” alması demektir. Aylık ödeme, bu kaybı minimize eder.
2. “Gecikmeli Telafi” Değil, “Gerçek Zamanlı” Güncelleme
Mevcut sistemde ödenen fark, geçmişteki kayıpların bir telafisidir; ancak bu fark hesaba yatana kadar yeni zamlar çoktan kapıyı çalmıştır. Aylık mahsuplaşma, maaşın piyasa gerçeklerine paralel hareket etmesini sağlayarak memuru piyasadaki dalgalanmalara karşı daha dayanıklı kılar.
3. Nakit Akışı ve Borçlanma Maliyeti
Memurlar, maaşları yetmediğinde kredi kartı veya ek hesap gibi faizli araçlara yönelmek zorunda kalabilmektedir. 6 ay sonra toplu alınan fark, o süreçte çekilen kredinin faizini karşılamamaktadır. Enflasyon farkının her ay maaşa yansıması, nakit akışını düzenleyerek öğretmeni faiz yükünden kurtarır.
4. Psikolojik Güven ve Ekonomik Öngörülebilirlik
Gelecek ay ne kadar fark alacağını bilen bir kamu çalışanı, aile bütçesini daha sağlıklı planlar. Yıllık veya 6 aylık beklentiler, belirsizlik yaratarak ekonomik kaygıyı artırırken; aylık düzenleme sistemin daha adil ve şeffaf olduğu hissini pekiştirir.
Özetle: Enflasyon bir sonuç değil, sürekli devam eden bir süreçtir. Sürekli olan bir aşınmaya karşı uygulanan koruma kalkanı da (fark ödemesi) aynı süreklilikte, yani aylık olmalıdır.
İmza Ver











