Ders Atlama Sistemi !

Ekleyen:
soru-isareti_195459

Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığına

Davacı: Mahiye Morgül

Davalı: Milli Eğitim Bakanlığı, Temel Eğitim Genel Müdürlüğü

Konu: İlköğretim (Temel Eğitim) okullarında okumakta olan çocukların bilgi düzeylerine göre sınavla üst sınıflara yerleştirilmesine ilişkin getirilen hükmün iptali hk.

Tebliğ: 05.04.2013

Açıklama:
Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından elektronik ortamda okullara gönderilmiş olan “Sayı: 10230228/710/493985 05/04/2013, Konu: Okula Kayıtsız Çocuklar ve YSÖP Uygulaması” başlıklı resmi yazıyla, İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin “Sınavla Kayıt” başlıklı 21. maddesine gönderme yapılan 3.hükmün, ilköğretim çağındaki çocuklar arasında ayrım yaratacağı endişesindeyim.

Hüküm şöyledir:

“3- Okula kaydı yapılan çocuklardan özel bir şekilde kendini yetiştirmiş olanların, ilgi (b) Yönetmelik’in 21 inci maddesine göre sınavla tespit edilecek bilgi düzeyine ve yaşlarına göre uygun sınıflara kaydedilmesi, diğer çocuklar için ise, ilgi (b) Yönetmelik’in 17/d maddesi hükmünün uygulanması,”
(Bkz: http://reyhanli.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2013_04/19080614_okulakayitsiz.pdf)

Söz konusu 21.maddede, okula kayıtlı olmayan bir çocuğun sınavla sınıfının belirlenmesi hükme bağlanırken, bu hükümle, 21.maddeye ek getirilmekte olup, okulun herhangi bir sınıfında kayıtlı ve okula devam eden öğrenci için sınıf atlama hakkı getirilmektedir. Tüm eğitim sistemini değiştirecek kadar etki alanı geniş bir hükümdür bu getirilen.

Her ne kadar hükümde “….bilgi düzeyine ve yaşlarına göre uygun sınıflara kaydedilmesi” denilse de, hiçbir şekilde bu mümkün değildir. Örneğin, çocuk, matematik için özel çalıştırılmış olabilir, ancak Türkçe, Fen Bilgisi, Tarih, Coğrafya, İngilizce, Resim, Müzik vb. derslerin hepsinden aynı seviyede bilgi ve beceriye ulaşması olanaklı değildir.

Burada, sadece tek dersten sınıf atlamaktan söz ediliyor, hükümde bu konu açık değildir. Çünkü yeni ikinci basamak 4 yılda, seçmeli derslerde sınıflar kalkıyor, alınan dersin bir üst sınıfı bizim algımızda yer etmiş olan sınıfın yerine geçiyor. Bu bağlamda, sınıf atlamak yerine ders atlamak deyimi doğrusudur. Algılamakta zorlanıyoruz, çünkü, toplum olarak bizim algımızda öyle bir sınıf kavramı yoktur.

Ders atlamak, yetişkinler için olabilir, fakat çocuklar için pedagojik sakıncaları vardır:

Eğer oyun çağında bir çocuğu yaş grubundan kopartıp birlikte arkadaşlık edemeyeceği üst yaş gruplarıyla aynı sınıfa koyarsak, bunun doğuracağı psikolojik sonuçları tahmin etmek bile zordur. Her ne kadar “yaşlarına göre uygun sınıf” deniyorsa da, fiilen bu mümkün değildir, kendi yaşıtlarından oluşmuş bir özel üst sınıf, aynı okulda hatta aynı semtte bile bulmak imkansızdır.

Ayrıca, biliyoruz ki, 5.sınıftan itibaren tüm derslerin (Türkçe, Matematik, Fen Bilgisi, Sosyal Bilgiler, Resim, Müzik, Beden Eğitimi, İngilizce) birlikte görüldüğü yekpare eğitim (diploma sistemi) kaldırıldı, çok sayıda seçmeli derslerle parçalı eğitim (sertifika sistemi) getirildi; önümüzdeki yıl ikinci 4 yıl için seçmeli derslere yenileri eklenecek ve örneğin, bunlardan biri de “Adalet ve Hukuk” dersi olup, kitabı Adalet Bakanlığı hukukçuları tarafından hazırlanmıştır. Bunun gibi sayısız seçmeli ders kitabı daha hazırlandı. Bu kadar parçalı ders içinden aynı dersleri almış olan aynı aileden iki kardeş bulmak bile sorun olacaktır.

İtirazımıza konu 3.maddeyle getirilen sınıf atlama, tüm derslerden sınıf atlama değil, seçtiğiniz dersten kur atlama (modül sistem), yani ders başına sınıf atlamadır. O sayededir ki, ancak “Özel bir şekilde kendini yetiştirmiş olan…” çocuklar bu maddeden yararlanabilecektir. Kanımca, “Özel olarak yetişme hakkı” diye bir statü, Sosyal Anayasamıza da aykırıdır.

Hüküm işletilirse, çocuklar arasında büyük bir ayrım başlayacak, yeni toplumsal yaralar açılacak, aileler ise daha çocuğunu okula kaydettiği andan itibaren yeni bir maddi yarışın içinde kendilerini bulacaklardır.

Biz eski eğitimciler, her seviyede öğrencinin aynı sınıfta olmasını savunuruz. Şöyle özetleyeyim:

Bir sınıfta algılaması ileri olan öğrenciyle geri olan öğrenci, çoğunluk olan ortalama öğrencilerle birlikte olmalıdır, çünkü eğitimin hedefi bütün çocukların yetiştirilmesidir. Toplumda nasıl ki bir arada yaşıyorsak, ileri bir öğrenci sınıfındaki diğer öğrencilerle birlikte iş yapmayı da, birlikte ders çalışmayı da öğrenmelidir; sınıfın seviyesini yukarı çekmede onun toplumsal görevi vardır; öğretmen tarafından, ona bu dayanışma rolü hissettirmeden verilir. Örneğin sınıf başkanlığı, laboratuarın hazırlanması, tiyatroda başrol, koroda şeflik, sporda takım kaptanlığı, zor işlerde öğretmene yardımcı olma, sınıfa dersin tekrarını yatırma, depremde-yangında sınıfa önderlik etme, vb… Gerçekte ileri öğrencilerin en iyi eğitim aldıkları ortam böyle normal sınıflardır.

Şimdi yapılan değişiklik, çocuklarımızın lehine olmayacak. Çocuklar arasında bu şekilde ayrımcı olmak biz büyüklerin onlara verebileceği en büyük zarardır. Torunlarım için endişe duyuyorum.

Tüm bu nedenlerle;

MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından elektronik ortamda okullara gönderilmiş olan “Sayı : 10230228/710/493985 05/04/2013, Konu: Okula Kayıtsız Çocuklar ve YSÖP Uygulaması” başlıklı resmi yazıyla İlköğretim Kurumları Yönetmeliği 21.maddesine göndermeyle ek yapılan 3.no’lu hükmün iptalini,

Saygılarımla arz ederim.

İmza
Mahiye Morgül

Ek: 1
*Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumlan Yönetmeliği, Madde 21.

Madde 21 — (Değişik:RG-21/7/2012-28360) Sınavla Kayıt
Mecburi ilköğretim çağında olup yurt dışında bulunması, tutuklu olması, oturduğu yerde okul bulunmaması ve sağlık durumu nedeniyle hiç okula gidememiş veya öğrenime ara vermiş çocuklardan özel bir şekilde kendini yetiştirmiş olanlar, sınavla tespit edilecek bilgi düzeyine ve yaşlarına göre uygun sınıflara kaydedilir.

Bu sınavlar, ilkokullarda okul müdürünün başkanlığında en az iki öğretmenin ve okul rehber öğretmeninin; ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında ise alan öğretmenleri ile okul rehber öğretmeninin katılacağı bir komisyon tarafından yapılır. Okulda komisyon oluşturulacak sayıda öğretmenin bulunmaması durumunda il veya ilçe millî eğitim müdürlüğüne başvurulur. Gerekli işlemler bu makamlarca tespit edilen okullarda yapılır.
Bkz: http://www.egitimhane.com/ilkogretim-kurumlari-yonetmeligi-21-temmuz-2012-d78676.html

Kategori:
Genel
Paylaşım