19 Mayıs 1919, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ayak basarak bağımsızlık meşalesini yaktığı, bir milletin küllerinden doğuşunun ilk adımının atıldığı müstesna bir gündür. Bugün, sadece bir başlangıç değil; hürriyet aşkıyla çarpan yüreklerin, inancın ve azmin tüm dünyaya ilan edildiği tarihi bir dönüm noktasıdır.
Atatürk, bu büyük ve anlamlı günü “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak ilan ederken, cumhuriyeti ve geleceği en güvendiği nesil olan gençliğe emanet etmiştir. Bizler de bugün, o kutsal emanetin ve bağımsızlık meşalesinin ışığında yürümeye devam ediyoruz.
Sanatın ve Müziğin Gücüyle Parlayan Bir Gençlik
Bir milletin bağımsızlık mücadelesi sadece meydanlarda değil; kültürde, sanatta ve eğitimde de verilir. Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi:
“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”
Biz müzik öğretmenleri olarak, onun gösterdiği bu hedef doğrultusunda, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmek için çalışıyoruz. Sınıflarımızda yankılanan her bir nota, geleceğin teminatı olan gençlerimizin ruhunu besleyen, onları çağdaşlığa ve aydınlığa taşıyan birer köprüdür. 19 Mayıs ruhunu, marşlarımızla, şarkılarımızla ve gençliğin coşkulu sesiyle her gün yeniden yaşatmak en büyük gururumuzdur.
Geleceğe Umutla, Notalarla…
Müziğin birleştirici ve iyileştirici gücüyle, gençlerimizin içindeki cevheri açığa çıkarmaya; onlara sadece notaları değil, birlik olmayı, mücadele etmeyi ve estetiği öğretmeye devam edeceğiz. Gençlerimizin sporda, sanatta ve bilimde elde edeceği her başarı, bu topraklarda yakılan meşalenin hiçbir zaman sönmeyeceğinin en büyük kanıtıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu vatan için canını ortaya koyan tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Tüm meslektaşlarımızın, sevgili gençlerimizin ve milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun!
Umutla, coşkuyla ve daima müzikle…










